25 Eylül 2008 Perşembe

YEPYENİ

“ YEPYENİ ”




Yüreğe vurmuşsa hakiki sevgi,
O vakit neylesin bu can faniyi,
Narı cehennemde yanmak akıl işi mi?
Aklı olan eylesin kalbiyle hubb-u firdewsi.



Ömür yeter mi sanırsın ey nefsim boş hevese?
Hangi beşer yaşadı daim nefsiyle?
Akıl melaikelerini kaybetmiş bir zavallı?
Sanır mısın ki girer ebedi cennete?



Kaybolmuş bir ömrün vebali kimlere?
Şükredilmez mi ki ne yaşandıysa kendine?
Zişuur dimağların parçalanmış zannında!
Yanarsın da ağlamaz mısın sessizce kendine.


Ulaşılmaz mı hakikatlere aylı gecelerde,
Rabbin sanırda aldanırsan maddeye, nasıl dönülür geriye?
Yürek ve bilekte birleşmiyorsa manevi mefkûre!
Ya Rab nasıl ulaşılır sana ve sevgine?



Bir vakit Halil’in yanılmadı mı tan yeri ağardığında?
Şems doğunca o da anladı hakikat gizli bir yerde!
Ey ilahi ne zaman kamer yerini bırakacak Şems’e?
Yok, olurum açılmazsa gönüldeki perde!



Maksadım beni aştı, toprağım nice meyveler açtı bende,
Zehrine aldanmadan geçirdim bir bir bedene,
Hatam olurda af olunmaz mı acep mahşerde?
Doymadım, bile bile batırdım idrak gemileri nefis denizinde.



Ya Rab hilkat pınarlarında boğ beni,
Yandım yanacağım kadar gayri yakıp savurma beni!
Uslanmayan nefsimi yepyeni…
Uslanmış bir nefisle huzuruna koy beni.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sevgili Okur;
Yapacağınız yorumlar sizi temsil edeceğinden dikkatli davranmanız sizden beklenilen en yüce davranıştır.Ve özgürce yazabileceğinizi unutmayınız.(AMA EDEPLİCE)