25 Eylül 2008 Perşembe

VURGUN YEDİM

“VURGUN YEDİM”





Sarmaşıklar misali dolandım meçhule,kapısındayım yıkımların;
Yaprakları koparılınca sarmaşıkların,
Gün be gün yaklaşırlardı yokoluşa,sonu gelirdi yükselişlerin,
Ve anlamsızlığa terk edilirdin,feryatlarda dinlenirdin.
Kutsallaşırdın gözümde, beni bununla sildirdin.


Ey sevdiğim,ruhuma dolanan sarmaşığım,
Kalbe vurdu sevda kör düğüm oldu bağlanmışsın,
Iraklara sürgün yedim elim kolum bağlı ucundayım uçurumların
Ve çisilerken yağmur damlacıkları ruhumun camında
O vakıt netice bulur evrah aleminde akibetim.




Birbirini kovalarken sensiz günlerim,
Ey ruhum bilirim sende ben gibi dertlisin.
Acıtıyor canımı ayrılığımız,dinle bak ne derim!
Dert gelsin,çile gelsin tek derman sensin.
Gelecekse dertler,çileler sonunda senli gelsin derim.



Taşımıyor şu beden hasta olan beni,
Öyle çok dertlıyım ki,neticesiz kalıyor bırakıyor öylece beni,
Sarmaşıklar misali dolandım kendime ilerleyemez RUHUMUN cesedi,
Anlamsızlıklara sarıldım nerede hakikat senedi?
Borçluyum ödemek isterim bedenimle gerçeği.



Batık gemilerin kapalı güvertelerinde mahkumum,
Ne olur benim bu haldeyken acep sonum?
Vurgun yedim canı elimden açlıkta da tokum,
Gömülmek mi akibetim kara okyanusların dibine ve yokum,
Yoksa batarken diplere inci-mercan olup hakka mı doydum.



Gizlenen hakikatler, neden aramızdaki perde?
İmtihan olmak için ne gerek var setre?
Görürkende imtihan olmaz mı varlık,öylece düştük en diplere!
Sil baştan yaptık hayatımızı,aslında yaşanmış herşey Rab’te,
Ne gerek var dı Ya Rab!sen bilirken bize düşen bu role.

YEPYENİ

“ YEPYENİ ”




Yüreğe vurmuşsa hakiki sevgi,
O vakit neylesin bu can faniyi,
Narı cehennemde yanmak akıl işi mi?
Aklı olan eylesin kalbiyle hubb-u firdewsi.



Ömür yeter mi sanırsın ey nefsim boş hevese?
Hangi beşer yaşadı daim nefsiyle?
Akıl melaikelerini kaybetmiş bir zavallı?
Sanır mısın ki girer ebedi cennete?



Kaybolmuş bir ömrün vebali kimlere?
Şükredilmez mi ki ne yaşandıysa kendine?
Zişuur dimağların parçalanmış zannında!
Yanarsın da ağlamaz mısın sessizce kendine.


Ulaşılmaz mı hakikatlere aylı gecelerde,
Rabbin sanırda aldanırsan maddeye, nasıl dönülür geriye?
Yürek ve bilekte birleşmiyorsa manevi mefkûre!
Ya Rab nasıl ulaşılır sana ve sevgine?



Bir vakit Halil’in yanılmadı mı tan yeri ağardığında?
Şems doğunca o da anladı hakikat gizli bir yerde!
Ey ilahi ne zaman kamer yerini bırakacak Şems’e?
Yok, olurum açılmazsa gönüldeki perde!



Maksadım beni aştı, toprağım nice meyveler açtı bende,
Zehrine aldanmadan geçirdim bir bir bedene,
Hatam olurda af olunmaz mı acep mahşerde?
Doymadım, bile bile batırdım idrak gemileri nefis denizinde.



Ya Rab hilkat pınarlarında boğ beni,
Yandım yanacağım kadar gayri yakıp savurma beni!
Uslanmayan nefsimi yepyeni…
Uslanmış bir nefisle huzuruna koy beni.

Geri gelin geçen zamanlar

“Geri gelin geçen zamanlar”


Gidin ey hasret duyduklarım sizde vefasızsınız,
Ben yanayım halime,ne kadar da yalnızım
Unut gitsin gönlüm bütün kahır getirenleri
Unut ki gelsin en güzel ve en anlamlı sevgili.


Yaşanmamış say bunca anlamsız zamanı
Olurda bir gün öc almaya kalkarsa yitirme anı!
Bırak savrulsun,gedalık yakışır bize,onlar hep sultandı,
Varsın sen yitir zamanı,en büyük kazancın manandı.


Yıkıl ey önüme mana duvarlarını örmüş zaman!
Yaşarsam anında bir an o gün anlarsın beni nede yaman!
SUS artık inletme sineyi acımasız fısıltılarınla nankör an,
Dökülsün artık ummanına yetti artık bunca eziyet geçsin zaman.


Yaz şimdi keskin kaleminle tükür kağıda,
İnlet nağmeleri anlar ansızlaşsın mana da,
Ben kımım, sen kımsın? herşeyi anlamlı kıl beka da,
Ümit dolu olmaz mı yarınlar ve sevdaları zamansız yaşamak beka da.


Koşmak zamanın işlemediği kulvarda,
Yarışmak adına değil,yalnızca sevda adına,
Yırtmak maddenin perdelerini adım atmak sonsuzluğa,
Ve du-şeş çekmek tek seferde cennete girme yolunda.


Çekilin ey engeller önümden meydan okudum ben ezelden,
Yıllar var ki boşluktan kaybettim ve bilinmezden,
Bilinmezler sürükledi beni herhalden bezenmeden,
Yalnızlığı oynuyorum, geri gelin geçen zamanlar,
Sizleri kovmakla nede kötü ettim yanıyorum inceden
Ben geçtim herşeyden yeterki sen geçme benden.